14 Ekim 2015 Çarşamba

Şampiyonlar Ligi

Şampiyonlar ligi kuraları çekildiği gün en kolay gruplardan birine düştük. Hatta bir çoğumuz Astana kulubünün adını ilk defa duymuştuk. Muhtemelen o gün Galatasaray taraftarının en çok Google da yaptığı aramaların birinci sırasına Astana kelimesi oturmuştu.

Kadrosunda herhangi bir yıldızı barındırmayan Astana karşısında 6 puanı cepte görmüştük hepimiz. Deplasmanda 1 puana razı olmak zorunda kaldık. Peki bu sonuç bizim için gerçekten bir hüsran mı normal bir sonuç mu? Bu nereden baktığımıza göre değişir. Eğer transfermarkt.com adresine gidip Astana'nın değeri ile Galatasaray'ın değerini karşılaştıracak olursak kağıt üstünde kolay kazanmamız gereken bir maç olduğu ortaya çıkacak.

Ancak şampiyonlar liginde uzun zamandır galibiyet alamadığımız bir gerçek. En büyük hastalıklarımızdan biri kendimizi olduğumuzdan çok daha büyük görmek problemi. Galatasaray taraftarı olarak öncelikle gerçekçi düşünmek zorundayız. Fatih Terim'in son döneminden sonra Şampiyonlar Ligi bizim için bir hüsran arenası oldu. O zaman ciddi bir kadroya sahip olduğumuz da unutulmamalı. Fatih Terimden sonra ise ciddi bir başarısızlık içerisindeyiz. Geçen sene Prandelli ile en kötü zamanımızı geçirdik.

Şimdi bu dönemin etkisi sürmekte ve yavaş yavaş Galatasaray üzerindeki ölü toprağını atmakta. Bu silkelenme döneminde Astana deplasmanından bir puanla dönmek bizim için yeterli olmasa da bizi kendimize getirecek bir şok dalgasının başlangıcıdır.

Belki iddialı bir söylem olacak ama Galatasaray'ın Benficadan 6 puan alacağını ve bu gruptan bu 6 puanla birinci çıkacağını düşünüyorum.

Şampiyonlar ligi grup maçları bittiğinde bu iddiamın gerçekleşip gerçekleşmediğini beraber göreceğiz.

5 Ekim 2015 Pazartesi

Sinan Gümüş mü Altın mı ?

Uzun zamandır alt yapımızdan A takımımıza beklentilerimizi karşılayabilecek kalitede bir oyuncu çıkaramadık. Bu salt Galatasarayımızın bir problemi olmayıp Türk futbolunun kangren haline gelmiş sorunlarından biri.

Altyapıdan oyuncu çıkaramamak yeterli eğitimin verilemeyişi takımlarımızı altyapıya oyuncu transfer etme yoluna itti. Bunun içinde en uygun oyuncular Almanya da eğitim görmüş Türk futbolcuları önce altyapıya alıp, buraya apadtasyonlarını sağladıktan sonra A takıma çıkmaları yönünde

Galatasaray bu yöntemi bir çok oyuncuda denedi bunlardan biri Sinan Gümüş. Geçen sezon altyapıda kendisinden bekleneni fazlasıyla karşılayıp A takıma çıkmayı haketti.

Peki gerçekten bu kadar beklenti oluşturan Sinan bu beklentileri karşılayabilecek mi? Ondan yapabileceklerinin fazlasını mı bekliyoruz?

Bende Sinan'dan fazlasıyla beklenti içinde olanlardanım. Çünkü fizik kalitesi tekniği bunların üstüne özgüveni ve hırsı onu A takımın değişmezlerinden biri yapabilir.

Ancak genç oyuncuları çabuk demoralize edebilecek özelliklere sahip bir toplumuz onlardan hemen oldukça fazla beklenti içine giriyoruz. Bu noktada taraftar olarak sabırlı davranmalı ona kendisini geliştirmesi için gereken süreyi tanımalıyız.

Bu arada Hamza hocanın onu oyunda kullanma süreleri takdire şayan. Sonradan oyuna aldığı maçlarda sana güveniyorum eğer daha çok çalışırsan bu takımda yerin hazır mesajı veriyor. Başakşehir maçında oyundan  alınması ile ne oldum delisi olmasının önüne geçiliyor. Geçen sene aynı davranışları Yasin Öztekine de uygulayan Hamza hoca Yasini şampiyonluğun kilidini açan futbolculardan biri haline getirdi. Hatırlarsak hepimiz Yasin transferine burnumuzu kıvırmış standart bir Süper Lig oyuncusu transfer ettiğimizi düşünmüştük.

Sonuç olarak Sinan Gümüş büyük bir potansiyeli olan Galatasarayı bir üst seviyeye taşıyabilecek kapasiteye sahip bir oyuncu. Taraftarın ona gereken sabrı ve süreyi tanıması lazım. Yakın zamanda gol ve asistlerinin sayısı da artacaktır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder